Kalp sağlığında yanlışı değil doğruyu bilelim 

Kalp sağlığında yanlışı değil doğruyu bilelim 

Son yıllarda kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığı hem dünyada hem ülkemizde artış göstermektedir. Türkiye, Avrupa’da kardiyovasküler mortalitenin yüksek olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Nüfusun yaşlanması, yaşam süresinin uzaması, diyabet ve obezite oranlarının artması nedeniyle, 2030 yılına kadar kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm oranlarının erkeklerde yaklaşık 2,3 kat, kadınlarda ise yaklaşık 1,8 kat artacağı tahmin edilmektedir. ¹   

Türkiye şu anda Avrupa’da 50 yaşın altındaki erken miyokard enfarktüsü (MI) oranının en yüksek olduğu ülkedir ve ortalama görülme yaşı neredeyse 10 yıl öne çekilmiştir. Türkiye’de en yaygın majör kardiyovasküler risk faktörleri; hipertansiyon, tütün kullanımı, obezite, hiperkolesterolemi ve diyabettir. ¹  

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan raporlarda yıllara göre ölüm nedenleri incelendiğinde 2024 yılı ölüm nedenleri arasında %36 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer almıştır. Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı bu ölümlerin %42,9’unun iskemik kalp hastalıkları, %23,9’unun diğer kalp hastalıkları, %18,3’ünün serebro-vasküler hastalıklar kaynaklı olduğu belirtilmiştir. ²  

Türkiye’de sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek için her türlü düzenleyici çabayı gösteren “Türkiye Kalp ve Damar Hastalıkları Önleme ve Eylem Planı 2021-2026 kardiyovasküler hastalıkları önlemeyi bir öncelik haline getirmiştir.1,4 

Dünya Kalp Federasyonu, sağlık hizmetlerine erken erişim, kontrol programları, doğru beslenme, hareket ve yaşam tarzı değişikliği ile kardiyovasküler hastalık ölümlerinin yaklaşık %80’inin azaltılabileceği vurgulamaktadır.  Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi ve toplumda bu konudaki farkındalığının artırılması amacıyla 29 Eylül, Dünya Kalp Günü olarak kutlanmaktadır. ³    

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi 

Kalp sağlığı hakkında günlük hayatımızda çevremizden sıkça duyduğumuz ve yerleşik bir kanıya dönüşmüş yanlış inanışlar kimi zaman hayati risk oluşturabiliyor. 29 Eylül Dünya Kalp Günü’nde toplumsal farkındalığı artırmak, sağlık bilincini güçlendirmek, erken teşhise olanak sağlamak için yanlış bilgiyi doğrusu ile güncelleyen Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı projesi tasarlandı.  Mizahın gücü ve bilimsel verilerin ışığında yanlış bilgiler derlendi ve doğru bilginin kaynağına dönüştü. Doğru Bilinen Yanlışlar – Kalp Sağlığı Projesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlandı.    

Siz de kalp krizi anında neler yapılmalı, gençlerde neden kalp krizi vakaları görülüyor, COVID-19 gerçekten kalp krizi vakalarına etki etti mi, risk faktörleri nelerdir, aile öyküsü olsa bile kalp krizi riskini azaltabilir miyiz, spor hangi dozda ve nasıl yapılmalı, diyette nelere dikkat etmek gerekir veya kalp sağlığı kontrol süreleri nasıl olmalıdır konularında doğru bilgiye erişmek istiyorsanız: Makaleyi okuyarak burada sıralanan yanlış kanıları doğru açıklamaları ile düzeltebilir, mizah penceresinden çevreniz ile paylaşarak toplumsal farkındalığa katkı sağlayabilirsiniz. 

–> Yanlışı değil doğruyu bilelim. 

Referanslar:  
1-Tokgozoglu L, Kayikcioglu M, Ekinci B. The Landscape of preventive cardiology in Turkey: Challenges and success. Am J Prev Cardiol 2021 Apr 14:6:10084 

2-TUİK, Ölüm ve ölüm nedeni İstatistikleri, 2024. [Erişim tarihi 23.09.2025]  

3- https://world-heart-federation.org/world-heart-day/ [Erişim tarihi 23.09.2024]  

4- Türkiye Kalp ve Damar Hastalıkları Önleme ve Koruma Planı 2021-2026  

Hekiminiz tavsiye etmedikçe destek ürünleri ve kan sulandırıcı kullanmayın! 

Yanlış: Hocam bana artık karada ölüm yok.  Çünkü en pahalı vitamin kompleksini aldırdım yurtdışından. Bir de kan sulandırıcı kullanıyorum üstüne.  

Doğru: Vitaminler ve diğer destek ürünlerinin rutin kullanımının kalp ve damar sağlığı açısından yararı yoktur. Ayrıca hekim görüşü olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmak yararlı değil hatta zararlıdır.  

İnsanoğlu her zaman bir sihirli değnek dokunuşunu istemiştir. Bunun en belirgin örneklerinden birisi de maalesef ciddi harcamalar ile alınan destek ürünleridir. D vitamini, B vitamini, folik asit, omega-3, antioksidanlar başta olmak üzere hiçbir vitamin ve/veya destek ürünlerinin kalp ve damar hastalıklarını azalttığı klinik çalışmalarda tespit edilememiştir. Hatta yüksek dozlarda zararlı olabilmektedirler.  

  • Örneğin; D vitamini yüksek dozlarda böbrek taşı ve ritim bozukluklarına yol açabilir.   
  • Her köşe başında görüp duyduğunuz magnezyum; gereksiz dışarıdan takviye olarak alındığında ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, ölümcül ritim bozuklukları ya da solunum yetmezliği yapabilir.    
  • Vitamin ve diğer besinlerin emilimini bozan iltihabi barsak hastalıkları ya da barsak veya midenizin alındığı bir operasyon geçmişiniz vs olmadıkça ve de doktorunuz tavsiye etmedikçe dışarıdan destek maddeleri almayınız.   
  • Kan sulandırıcılar, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreler üzerinden pıhtılaşmayı engelleyerek damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Ama aynı zamanda kan sulandırıcı olduğundan mide, barsak, göz, beyin gibi organlarda kanamaya da sebep olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcıları, kalp ve damar hastalığı olanlar örneğin kalp krizi, felç, bacak ya da şah damarı tıkanıklığı gibi klinik durum geçmişi olan kişiler kullanmalıdır. Bunların olmadığı kişiler ‘’yaşım 40’ı geçti, tansiyonum var, şekerim var’’ gerekçesi ile doktor tavsiyesi olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmamalıdır.  

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.   
Hekim görüşü olmadan destek tedavisi ya da kan sulandırıcı kullanmayın!   
Rutin kontrolleriniz için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır.(29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice: Developed by the Task Force for cardiovascular disease prevention in clinical practice with representatives of the European Society of Cardiology and 12 medical societies With the special contribution of the European Association of Preventive Cardiology (EAPC). Rev Esp Cardiol (Engl Ed). 2022 May;75(5):429. 
Kalp krizi anında yapılabilecekleri bilirsek birçok hayat kurtulabilir!

Kalp krizi anında yapılabilecekleri bilirsek birçok hayat kurtulabilir!

  • Yanlış: Çarpıntı olduğunda hemen kalp krizi geçirdiğimi anlarım ama neyse ki öksürerek hastaneye kadar yetişebilirim. 
  • RDoğru: Kalp krizinin geniş bir şikayet spektrumu vardır, yani çarpıntı tek başına tanı koydurmaz ve maalesef öksürmek işe yaramaz. 

Keşke öyle olsaydı. Maalesef çarpıntı, çok geniş bir tanı spektrumuna sahip olduğu gibi kalp krizlerinde olabilir de olmayabilir de.   

Kalp krizinin en önemli ve sık şikayeti göğüs ağrısıdır.   

Ama nasıl bir göğüs ağrısı?   

  • Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya dolgunluk hissi şeklinde olup birkaç dakikadan uzun sürer. Yani saniye süren bıçak battı çıktı ağrıları genellikle kalp krizi değildir.   
  • Ağrı; sol kol, omuz, çene, boyun veya sırt bölgesine yayılabilir.   
  • Özellikle kalbin alt yüzünü tutan kalp krizlerinde tam mide üzerinde olabilir.   
  • Soğuk terleme, mide bulantısı veya kusma, baş dönmesi, sersemlik veya bayılma eşlik edebilir.  Dikkat: Bakın çarpıntıyı en sık şikayetler arasında saymadım. Bazen eşlik edebilse de çarpıntıların çoğunun sebebi başkadır. Panik olarak çarpıntınızı daha fazla artırmayın.  

‘’Benim bir yakınım bunlar yokken gitti hastaneye, kalp krizi dediler.’’  

  • Evet, özellikle şeker hastaları, ileri yaş ve kadın hatalarda bazen çok farklı ve ezber bozan şikayetler olabilir. Ama biz çoğunlukla olanları bilirsek birçok hayat kurtulabilir.  

 

Peki krizi fark edersem öksüreyim mi?  

  • Öksürmek yerine siz veya yanınızda birisi varsa hemen 112’yi arasın.   
  • Sırtüstü yatırıp ayakları havaya kaldırmak bazı tip kalp krizlerinde kalbin yükünü artırarak zararlı olabilir. Eğer tansiyonu çok düşükse o zaman denenebilir.   
  • Öksürmek, kalp krizi tedavisinde etkili bir yöntem değildir.  
  • Ağıza sarımsak sür, günlük sarımsak yut, limon suyu iç git uyu diyerek kişiyi son uykusuna yollayacak şeylerle zaman kaybedilmemelidir.  

 

Peki kalp krizi anında ne yapabiliriz?   

İnanın sizin hastane dışında yapabilecekleriniz çok sınırlı.   

  • Kişi mutlaka sakin tutulmaya çalışılmalı ve oturtulmalı.   
  • Hemen 112’i aranarak ambulans çağırılmalıdır.   
  • Eğer hastanın bilinen kalp damar hastalığı var ve şikayetleri önceki gibiyse kan sulandırıcı verilebilir.   
  • En önemlisi de kalp durursa kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) dediğimiz kalp masajı ve solunum desteğine başlamalıyız. Bu açıdan yapılabilecek en önemli aktivasyon, CPR bilen eğitimli gönüllülerin ya da hekimlerin kullanabileceği kalp şok cihazlarının, özellikle kalabalık yerlerde (stadyum, konser, yoğun metro istasyonu vs) artırılmasıdır.
     

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.
Kalp krizi anında gerçekleşenleri bilirsek, birçok hayat kurtulabilir.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır. (29092025)  

Hekiminiz tavsiye etmedikçe destek ürünleri ve kan sulandırıcı kullanmayın! 

Yanlış: Hocam bana artık karada ölüm yok.  Çünkü en pahalı vitamin kompleksini aldırdım yurtdışından. Bir de kan sulandırıcı kullanıyorum üstüne.  

Doğru: Vitaminler ve diğer destek ürünlerinin rutin kullanımının kalp ve damar sağlığı açısından yararı yoktur. Ayrıca hekim görüşü olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmak yararlı değil hatta zararlıdır.  

İnsanoğlu her zaman bir sihirli değnek dokunuşunu istemiştir. Bunun en belirgin örneklerinden birisi de maalesef ciddi harcamalar ile alınan destek ürünleridir. D vitamini, B vitamini, folik asit, omega-3, antioksidanlar başta olmak üzere hiçbir vitamin ve/veya destek ürünlerinin kalp ve damar hastalıklarını azalttığı klinik çalışmalarda tespit edilememiştir. Hatta yüksek dozlarda zararlı olabilmektedirler.  

  • Örneğin; D vitamini yüksek dozlarda böbrek taşı ve ritim bozukluklarına yol açabilir.   
  • Her köşe başında görüp duyduğunuz magnezyum; gereksiz dışarıdan takviye olarak alındığında ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, ölümcül ritim bozuklukları ya da solunum yetmezliği yapabilir.    
  • Vitamin ve diğer besinlerin emilimini bozan iltihabi barsak hastalıkları ya da barsak veya midenizin alındığı bir operasyon geçmişiniz vs olmadıkça ve de doktorunuz tavsiye etmedikçe dışarıdan destek maddeleri almayınız.   
  • Kan sulandırıcılar, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreler üzerinden pıhtılaşmayı engelleyerek damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Ama aynı zamanda kan sulandırıcı olduğundan mide, barsak, göz, beyin gibi organlarda kanamaya da sebep olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcıları, kalp ve damar hastalığı olanlar örneğin kalp krizi, felç, bacak ya da şah damarı tıkanıklığı gibi klinik durum geçmişi olan kişiler kullanmalıdır. Bunların olmadığı kişiler ‘’yaşım 40’ı geçti, tansiyonum var, şekerim var’’ gerekçesi ile doktor tavsiyesi olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmamalıdır.  

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.   
Hekim görüşü olmadan destek tedavisi ya da kan sulandırıcı kullanmayın!   
Rutin kontrolleriniz için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır.(29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice: Developed by the Task Force for cardiovascular disease prevention in clinical practice with representatives of the European Society of Cardiology and 12 medical societies With the special contribution of the European Association of Preventive Cardiology (EAPC). Rev Esp Cardiol (Engl Ed). 2022 May;75(5):429. 
Öksürmek kalp krizi tedavisinde doğru bir yöntem değildir!

Öksürmek kalp krizi tedavisinde doğru bir yöntem değildir!

  • Yanlış: Çarpıntı olduğunda hemen kalp krizi geçirdiğimi anlarım ama neyse ki öksürerek hastaneye kadar yetişebilirim. 
  • RDoğru: Kalp krizinin geniş bir şikayet spektrumu vardır, yani çarpıntı tek başına tanı koydurmaz ve maalesef öksürmek işe yaramaz. 

Keşke öyle olsaydı. Maalesef çarpıntı, çok geniş bir tanı spektrumuna sahip olduğu gibi kalp krizlerinde olabilir de olmayabilir de.   

Kalp krizinin en önemli ve sık şikayeti göğüs ağrısıdır.   

Ama nasıl bir göğüs ağrısı?   

  • Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya dolgunluk hissi şeklinde olup birkaç dakikadan uzun sürer. Yani saniye süren bıçak battı çıktı ağrıları genellikle kalp krizi değildir.   
  • Ağrı; sol kol, omuz, çene, boyun veya sırt bölgesine yayılabilir.   
  • Özellikle kalbin alt yüzünü tutan kalp krizlerinde tam mide üzerinde olabilir.   
  • Soğuk terleme, mide bulantısı veya kusma, baş dönmesi, sersemlik veya bayılma eşlik edebilir.  Dikkat: Bakın çarpıntıyı en sık şikayetler arasında saymadım. Bazen eşlik edebilse de çarpıntıların çoğunun sebebi başkadır. Panik olarak çarpıntınızı daha fazla artırmayın.  

‘’Benim bir yakınım bunlar yokken gitti hastaneye, kalp krizi dediler.’’  

  • Evet, özellikle şeker hastaları, ileri yaş ve kadın hatalarda bazen çok farklı ve ezber bozan şikayetler olabilir. Ama biz çoğunlukla olanları bilirsek birçok hayat kurtulabilir. 
     

Peki krizi fark edersem öksüreyim mi?  

  • Öksürmek yerine siz veya yanınızda birisi varsa hemen 112’yi arasın.   
  • Sırtüstü yatırıp ayakları havaya kaldırmak bazı tip kalp krizlerinde kalbin yükünü artırarak zararlı olabilir. Eğer tansiyonu çok düşükse o zaman denenebilir.   
  • Öksürmek, kalp krizi tedavisinde etkili bir yöntem değildir.  
  • Ağıza sarımsak sür, günlük sarımsak yut, limon suyu iç git uyu diyerek kişiyi son uykusuna yollayacak şeylerle zaman kaybedilmemelidir. 
     

Peki kalp krizi anında ne yapabiliriz?   

İnanın sizin hastane dışında yapabilecekleriniz çok sınırlı.   

  • Kişi mutlaka sakin tutulmaya çalışılmalı ve oturtulmalı.   
  • Hemen 112’i aranarak ambulans çağırılmalıdır.   
  • Eğer hastanın bilinen kalp damar hastalığı var ve şikayetleri önceki gibiyse kan sulandırıcı verilebilir.   
  • En önemlisi de kalp durursa kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) dediğimiz kalp masajı ve solunum desteğine başlamalıyız. Bu açıdan yapılabilecek en önemli aktivasyon, CPR bilen eğitimli gönüllülerin ya da hekimlerin kullanabileceği kalp şok cihazlarının, özellikle kalabalık yerlerde (stadyum, konser, yoğun metro istasyonu vs) artırılmasıdır.  

Günlük hayatımızda neyi değiştirirsek kalp damar hastalığı riskini azaltabiliriz?   

 

Sağlıklı Diyet:                 
Kalp ve damar sağlığı açısından en iyi diyetler DASH (Hipertansiyon dostu beslenme yaklaşımı) ve Akdeniz diyetidir. İkisinin de benzer içeriği olup zeytinyağı, ana yağ kaynağıdır. Bol sebze, meyve, tam tahıl ve baklagil, haftada birkaç kez balık, az miktarda kırmızı et, kuruyemiş ve tohumlar ana bileşenleri oluştururlar.          
 

Kalp ve damar sağlığı açısından en iyi yağlar; zeytinyağı, Omega-3 Yağ Asitleri (Balık Yağı), ceviz, badem, fındık yağları olarak sayılabilen bitkisel yağlardır. En zararlı olanlar ise; trans yağlar, margarinler (katı yağ) ve aşırı doymuş yağ içeren tereyağı ve iç yağlardır.  


 

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.
Kalp krizi anında gerçekleşenleri bilirsek, birçok hayat kurtulabilir.
Sağlıklı beslenerek kalp krizi riski azaltılabilir. 

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır. (29092025)  

Hekiminiz tavsiye etmedikçe destek ürünleri ve kan sulandırıcı kullanmayın! 

Yanlış: Hocam bana artık karada ölüm yok.  Çünkü en pahalı vitamin kompleksini aldırdım yurtdışından. Bir de kan sulandırıcı kullanıyorum üstüne.  

Doğru: Vitaminler ve diğer destek ürünlerinin rutin kullanımının kalp ve damar sağlığı açısından yararı yoktur. Ayrıca hekim görüşü olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmak yararlı değil hatta zararlıdır.  

İnsanoğlu her zaman bir sihirli değnek dokunuşunu istemiştir. Bunun en belirgin örneklerinden birisi de maalesef ciddi harcamalar ile alınan destek ürünleridir. D vitamini, B vitamini, folik asit, omega-3, antioksidanlar başta olmak üzere hiçbir vitamin ve/veya destek ürünlerinin kalp ve damar hastalıklarını azalttığı klinik çalışmalarda tespit edilememiştir. Hatta yüksek dozlarda zararlı olabilmektedirler.  

  • Örneğin; D vitamini yüksek dozlarda böbrek taşı ve ritim bozukluklarına yol açabilir.   
  • Her köşe başında görüp duyduğunuz magnezyum; gereksiz dışarıdan takviye olarak alındığında ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, ölümcül ritim bozuklukları ya da solunum yetmezliği yapabilir.    
  • Vitamin ve diğer besinlerin emilimini bozan iltihabi barsak hastalıkları ya da barsak veya midenizin alındığı bir operasyon geçmişiniz vs olmadıkça ve de doktorunuz tavsiye etmedikçe dışarıdan destek maddeleri almayınız.   
  • Kan sulandırıcılar, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreler üzerinden pıhtılaşmayı engelleyerek damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Ama aynı zamanda kan sulandırıcı olduğundan mide, barsak, göz, beyin gibi organlarda kanamaya da sebep olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcıları, kalp ve damar hastalığı olanlar örneğin kalp krizi, felç, bacak ya da şah damarı tıkanıklığı gibi klinik durum geçmişi olan kişiler kullanmalıdır. Bunların olmadığı kişiler ‘’yaşım 40’ı geçti, tansiyonum var, şekerim var’’ gerekçesi ile doktor tavsiyesi olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmamalıdır.  

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.   
Hekim görüşü olmadan destek tedavisi ya da kan sulandırıcı kullanmayın!   
Rutin kontrolleriniz için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır.(29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice: Developed by the Task Force for cardiovascular disease prevention in clinical practice with representatives of the European Society of Cardiology and 12 medical societies With the special contribution of the European Association of Preventive Cardiology (EAPC). Rev Esp Cardiol (Engl Ed). 2022 May;75(5):429. 
Spor, sağlık durumunuza göre uygun şekilde yapıldığında faydalıdır!

Spor, sağlık durumunuza göre uygun şekilde yapıldığında faydalıdır!

  • Yanlış: Spor yapmak o kadar da önemli değil? 
  • RDoğru: Spor yapmak kalp ve damar sağlığımızı korumanın en önemli yollarından birisidir.  Ancak hangi spor, ne kadar süre ile yapılmalı, kimler spor yapmalı, kalp atım hızı kaç olmalı konularında bilinçli olunmalıdır. 

Kalp ve damar sağlığı için ideal egzersiz, kalp atım hızını arttıran ama çok kısa sürmeyen egzersizdir. Yani kısa süreli bir depar atmak yerine daha uzun süreli yürüyüş buna örnektir. Peki sırayla gidelim;  

Hangi spor?
Tempolu yürüyüş, düşükten orta tempoya koşu, bisiklet sürmek ve yüzmek en ideal aerobik egzersizler olarak sayılabilir. Bunları yaparken sıkılıyor musunuz? O zaman çocukluğumuza gidelim ip atlama ve dansa ne dersiniz? Biz kardiyologlar harika diyoruz.  

Yapacağım sporun süresi ne olmalı?
Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta ya da 75 dakika yüksek yoğunlukta kardiyo egzersizi önerilir.  Orta ya da yüksek yoğunluk ne demek?   

  • Orta yoğunluk: Egzersiz yaparken nefes alıp verebilirsiniz ama şarkı söyleyemezsiniz. Biraz terleme olur. Örnek; tempolu yürüyüş, hafif tempoda yüzme gibi.  
  • Yüksek yoğunluk: Nefes alıp vermeniz hızlanır, konuşmakta zorlanırsınız. Yoğun terleme olur. Örnek; Koşu, hızlı bisiklet sürme, ip atlama gibi.  

 

Yoğunluk Düzeyi  

 

% Maksimum Kalp Hızı  

Açıklama  

 

Hafif Yoğunluk   %50 – %60   Isınma, yeni başlayanlar  
Orta Yoğunluk   %60 – %70   Yağ yakımı, temel kardiyo  
Yüksek Yoğunluk   %70 – %85   Kondisyon geliştirme,  
HIIT (Yüksek Şiddetli Aralıklı Antrenman) 
Çok Yüksek Yoğunluk   %85 – %100   Kısa süreli, profesyonel düzey  

 

Yaşlısı var genci var hocam sen daha net bir ayrım ver bize yoğunluk için derseniz; 

Maksimal kalp hızınızı hesaplıyoruz; [ Formül = 220 – Yaşınız ] 

Çıkan sonuca göre;  Yani ‘’ben bugün güzel spor yaptım’’ demek için maksimal kalp hızımızın %70’ine ulaşmalıyız.  

Örnek: 40 yaşında birisi için à 220-40=180.    180*0,7=126 dakika kalp hızına ulaşmalı.  

Spor yapabilmek için kimler hekimine danışmalı?
‘’Çok gaza geldim hemen spora başlıyorum’’ cümlesini kimler doktoruna danışmadan söylememeli!   

  • Yeni geçirilmiş kalp krizi hastaları (özellikle ilk 1 hafta) doktorun kontrolünde giderek artan dozda yapabilirler.  
  • İleri düzeyde kalp yetmezliği varsa kardiyak rehabilitasyon programı dahilinde plan yapılmalıdır.   
  • Egzersizle tetiklenebilecek ritim sorunları, şiddetli aort kapak darlığı, kontrolsüz hipertansiyon ve diğer organları etkilenmiş şeker hastaları da doktoruna danışmadan spor programına başlamamalıdırlar.  

Sporu açken mi yapmalıyım yoksa tokken mi?
Sporun türüne, süresine ve hedefinize göre değişir. Aç karnına yapılan sporda insülin düzeyi düşük olduğundan vücut, enerji için yağ depolarını daha çok kullanır ve yağ yakımını artırabilir. Ama özellikle direnç egzersizlerinde enerji düşüklüğü, baş dönmesi ve kas kaybı riski artabilir.   

Sonuç olarak; aç karnına hafif tempolu yürüyüş veya kardiyo, tok karnına ise ağırlık antrenmanı veya uzun süreli koşu gibi sporlar yapılabilir. Ama yine de ana öğünden sonra en az 1-2 saat geçmesine özen gösterilmelidir.  

 

Yanlışı değil doğruyu bilelim  

Spor, kontrollü ve kişinin sağlık durumuna göre uygun şekilde yapıldığı müddetçe faydalıdır.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır. (29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice. Eur J Prev Cardiol. 2022 Feb 19;29(1):5-115. doi: 10.1093/eurjpc/zwab154. 

Hekiminiz tavsiye etmedikçe destek ürünleri ve kan sulandırıcı kullanmayın! 

Yanlış: Hocam bana artık karada ölüm yok.  Çünkü en pahalı vitamin kompleksini aldırdım yurtdışından. Bir de kan sulandırıcı kullanıyorum üstüne.  

Doğru: Vitaminler ve diğer destek ürünlerinin rutin kullanımının kalp ve damar sağlığı açısından yararı yoktur. Ayrıca hekim görüşü olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmak yararlı değil hatta zararlıdır.  

İnsanoğlu her zaman bir sihirli değnek dokunuşunu istemiştir. Bunun en belirgin örneklerinden birisi de maalesef ciddi harcamalar ile alınan destek ürünleridir. D vitamini, B vitamini, folik asit, omega-3, antioksidanlar başta olmak üzere hiçbir vitamin ve/veya destek ürünlerinin kalp ve damar hastalıklarını azalttığı klinik çalışmalarda tespit edilememiştir. Hatta yüksek dozlarda zararlı olabilmektedirler.  

  • Örneğin; D vitamini yüksek dozlarda böbrek taşı ve ritim bozukluklarına yol açabilir.   
  • Her köşe başında görüp duyduğunuz magnezyum; gereksiz dışarıdan takviye olarak alındığında ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, ölümcül ritim bozuklukları ya da solunum yetmezliği yapabilir.    
  • Vitamin ve diğer besinlerin emilimini bozan iltihabi barsak hastalıkları ya da barsak veya midenizin alındığı bir operasyon geçmişiniz vs olmadıkça ve de doktorunuz tavsiye etmedikçe dışarıdan destek maddeleri almayınız.   
  • Kan sulandırıcılar, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreler üzerinden pıhtılaşmayı engelleyerek damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Ama aynı zamanda kan sulandırıcı olduğundan mide, barsak, göz, beyin gibi organlarda kanamaya da sebep olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcıları, kalp ve damar hastalığı olanlar örneğin kalp krizi, felç, bacak ya da şah damarı tıkanıklığı gibi klinik durum geçmişi olan kişiler kullanmalıdır. Bunların olmadığı kişiler ‘’yaşım 40’ı geçti, tansiyonum var, şekerim var’’ gerekçesi ile doktor tavsiyesi olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmamalıdır.  

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.   
Hekim görüşü olmadan destek tedavisi ya da kan sulandırıcı kullanmayın!   
Rutin kontrolleriniz için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır.(29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice: Developed by the Task Force for cardiovascular disease prevention in clinical practice with representatives of the European Society of Cardiology and 12 medical societies With the special contribution of the European Association of Preventive Cardiology (EAPC). Rev Esp Cardiol (Engl Ed). 2022 May;75(5):429. 
Yaşınız genç olsa da kalp riskinizi ölçtürün ve kontrollerinizi yaptırın!

Yaşınız genç olsa da kalp riskinizi ölçtürün ve kontrollerinizi yaptırın!

  • Yanlış: Daha genciz yaşlanınca baktırırım kalbime. 
  • RDoğru: Kalp damar hastalıkları gençlerde de görülebilir ve risk sınıfına göre genç yaşlarda da tarama yapılmalıdır.  

Yaşlanmak kalp-damar hastalığı için önemli bir risk faktörü olmakla birlikte büyük bir yapbozun sadece bir parçasıdır. Bir insanın kalp damar hastalığı riski ve buna bağlı ne zaman doktora kontrole gitmesi gerektiği ile ilgili elimizde önemli bir araç var. İsmi SCORE-2 risk sınıflaması (SCORE-2: Systematic Coronary Risk Evaluation 2). 

Bu SCORE-2 sınıflaması hangi parametrelerden oluşur?  


1)  Yaş (40–69 yaş)  

2)  Cinsiyet  

3)  Sigara içme durumu (evet/hayır)  

4)  Sistolik kan basıncı (mmHg) (büyük tansiyonunuz)  

5)  NonHDL kolesterol düzeyi
(İyi kolesterol/Hayırlı kolesterol olan HDL kolesterol hariç diğer tüm kolesterol türlerinin toplamıdır. Formülü: Non-HDL kolesterol = Total kolesterol – HDL kolesterol) 

6)  Ülkenin risk bölgesi (düşük–orta, yüksek, çok yüksek riskli bölge)  

 Sizler de bu verilerinizi SCORE-2 ölçüm tablosuna ekleyerek kalp riskinizi hesaplayabilirsiniz.   

Peki tabloda risk olarak neyi kastediyoruz?  

10 yıl içinde ölümcül olan veya olmayan kalp-damar hastalığı riskinizi hesaplanıyor. Örneğin; kalp krizi, felç veya ani kalp ölümü gibi…  

Yani ‘’gizli kalp’’ hastalığı yoktur sadece risk faktörlerinin zamanında tedavi edilmediği kalplerde ‘’aniden’’ çıktığı düşünülen fakat yıllarca alt yapısı yavaş yavaş gelişen kalp ve damar bozuklukları vardır.  

 

Peki riskimi hesapladım, nasıl değerlendirelim, ne sıklıkla kontrol olmalıyım?  

Yaşa göre hesaplanmış 10 yıllık risk yüzdesi ile birlikte diğer faktörleri de değerlendirmek gerekir. Kişiye özgü bir kalp-damar hastalığı kontrol sıklığı belirlenmelidir.  

 

Risk Grubu   Yaşa Göre 
10 Yıllık Risk   
Önerilen  
Kontrol Sıklığı  
🟢 Düşük – Orta Risk   <%2.5 (40–49 yaş)  
<%5 (50–69 yaş)  
5 yılda bir değerlendirme  
🟡 Yüksek Risk   %2.5–7.5 (40–49 yaş)  
%5–10 (50–69 yaş)  
2 yılda bir kontrol  
🔴 Çok Yüksek Risk   >%7.5 (40–49 yaş)  
>%10 (50–69 yaş)  
Yılda en az 1 kez değerlendirme  
⚠️ Diyabet / Bilinen Kalp Hastalığı Olanlar   Ayrı kategoridedir. 
SCORE 2 değil klinik takip gerekir  
6–12 ayda bir düzenli takip  

 

 Peki günlük hayatımızda neyi değiştirirsek kalp damar hastalığı riskini azaltabiliriz?    

Sağlıklı Diyet
Kalp ve damar sağlığı açısından en iyi diyetler DASH (Hipertansiyon dostu beslenme yaklaşımı) ve Akdeniz diyetidir. İkisinin de benzer içeriği olup zeytinyağı, ana yağ kaynağıdır. Bol sebze, meyve, tam tahıl ve baklagil, haftada birkaç kez balık, az miktarda kırmızı et, kuruyemiş ve tohumlar ana bileşenleri oluştururlar.   

Kalp ve damar sağlığı açısından en iyi yağlar; zeytinyağı, Omega-3 Yağ Asitleri (Balık Yağı), ceviz, badem, fındık yağları olarak sayılabilen bitkisel yağlardır. En zararlı olanlar ise; trans yağlar, margarinler (katı yağ) ve aşırı doymuş yağ içeren tereyağı ve iç yağlardır.   

 

Bazılarımızın vazgeçilmezi kahve  

Meta-analiz sonuçları, günde 3–5 fincan kahve içenlerin kalp damar hastalıkları riskinin anlamlı şekilde düşük olduğunu gösteriyor. Dört fincana kadar olan kahve tüketimi, inme riskini yaklaşık %17 düşürmüştür. Bu etkisini içerdiği antioksidan ve anti-enflamatuar polifenoller ile damar iç yüzünü kaplayan endotel tabakanın fonksiyonuna pozitif etki ederek ve de trigliserid ve LDL kolesterol üzerine olumlu etkileri ile yapmaktadır. Ama aşırıya kaçmak örneğin günde 7 fincandan fazla kahve tüketmek, tansiyon/ritim hassasiyeti olanlarda sorun yaratabilir. Bu nedenle yüksek tansiyon/ritim bozukluğu olanlar kişisel toleransı göz önünde bulundurmalıdırlar.  

 

Çağımızın vebası stres
Yüksek stres hormonu düzeyine (adrenalin, noradrenalin, kortizol) sahip kişilerde kardiyovasküler hastalık riski, düşük hormon seviyelerine sahip olanlara göre yaklaşık %63 daha yüksektir. Yüksek kortizol düzeylerinin, hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet ve obezite gibi kalp damar risk faktörleriyle direkt ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ani stres anında kişide adeta ağır bir egzersiz yapıyor şeklinde kalp kasında zorlanma gözükür. Ritim bozuklukları ve inme riskini de arttırır. Stresle başa çıkmak için düzenli fiziksel egzersiz, yeterli uyku yanında gereğinde psikolojik destek almak gerekmektedir.  

 

Şarap tüketimi
En sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyeyim ‘’her türlü alkol zararlıdır’’. Şarabın kalp sağlığı üzerine ‘’yararlı’’ etkileri açısından çalışmalar çelişkilidir. İçerdiği ‘resveratrol’ ile antioksidan, damar genişleme ve kan yağları üzerine pozitif etkileri gözlenmiştir.   

Peki problem nedir? Aşırı tüketimde kalp kası zayıflığı (kardiyomiyopati), yüksek tansiyon, kalp ritim bozuklukları (aritmi), kanser, karaciğer hastalığı ve depresyon riski artmaktadır.   

Peki benzer yararlı maddeleri başka ürünlerden alamaz mıyız? Evet!
Üzüm, nar, yaban mersini gibi meyveler; zeytinyağı, yeşil çay ve ceviz gibi polifenol kaynakları da şarap içmeden aynı antioksidan faydaları sağlar. Sonuç olarak: şarap içmeyen birine asla “Sağlık için içmeye başlamalısın” denilmemelidir.   

Genç yaşta bile olsanız günlük hayatınızda sağlıklı beslenerek ve stres gibi risk faktörlerinden uzak durarak kalp damar hastalığı riskini azaltabilirsiniz.  

Yanlışı değil doğruyu bilelim.
Yaşınız genç olsa da kalp riskinizi ölçtürün, kalp sağlığı için kontrollerinizi yaptırın! 

 

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır. (29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice. Eur J Prev Cardiol. 2022 Feb 19;29(1):5-115. doi: 10.1093/eurjpc/zwab154. 
  • Ding M, Bhupathiraju SN, Satija A, van Dam RM, Hu FB. Long-term coffee consumption and risk of cardiovascular disease: a systematic review and a dose- response meta-analysis of prospective cohort studies. Circulation. 2014 Feb 11;129(6):643-59. doi: 10.1161/CIRCULATIONAHA.113.005925.
  • Tsai SY, Hsu JY, Lin CH, Kuo YC, Chen CH, Chen HY, Liu SJ, Chien KL. Association of stress hormones and the risk of cardiovascular diseases systematic review and meta-analysis. Int J Cardiol Cardiovasc Risk Prev. 2024 Jul 10;23:200305. doi: 10.1016/j.ijcrp.2024.200305 
  • J Clin Med. Mental Stress and Cardiovascular Health  2022 Jun 10;11(12):3353. doi:10.3390/jcm11123353 

Hekiminiz tavsiye etmedikçe destek ürünleri ve kan sulandırıcı kullanmayın! 

Yanlış: Hocam bana artık karada ölüm yok.  Çünkü en pahalı vitamin kompleksini aldırdım yurtdışından. Bir de kan sulandırıcı kullanıyorum üstüne.  

Doğru: Vitaminler ve diğer destek ürünlerinin rutin kullanımının kalp ve damar sağlığı açısından yararı yoktur. Ayrıca hekim görüşü olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmak yararlı değil hatta zararlıdır.  

İnsanoğlu her zaman bir sihirli değnek dokunuşunu istemiştir. Bunun en belirgin örneklerinden birisi de maalesef ciddi harcamalar ile alınan destek ürünleridir. D vitamini, B vitamini, folik asit, omega-3, antioksidanlar başta olmak üzere hiçbir vitamin ve/veya destek ürünlerinin kalp ve damar hastalıklarını azalttığı klinik çalışmalarda tespit edilememiştir. Hatta yüksek dozlarda zararlı olabilmektedirler.  

  • Örneğin; D vitamini yüksek dozlarda böbrek taşı ve ritim bozukluklarına yol açabilir.   
  • Her köşe başında görüp duyduğunuz magnezyum; gereksiz dışarıdan takviye olarak alındığında ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, ölümcül ritim bozuklukları ya da solunum yetmezliği yapabilir.    
  • Vitamin ve diğer besinlerin emilimini bozan iltihabi barsak hastalıkları ya da barsak veya midenizin alındığı bir operasyon geçmişiniz vs olmadıkça ve de doktorunuz tavsiye etmedikçe dışarıdan destek maddeleri almayınız.   
  • Kan sulandırıcılar, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreler üzerinden pıhtılaşmayı engelleyerek damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Ama aynı zamanda kan sulandırıcı olduğundan mide, barsak, göz, beyin gibi organlarda kanamaya da sebep olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcıları, kalp ve damar hastalığı olanlar örneğin kalp krizi, felç, bacak ya da şah damarı tıkanıklığı gibi klinik durum geçmişi olan kişiler kullanmalıdır. Bunların olmadığı kişiler ‘’yaşım 40’ı geçti, tansiyonum var, şekerim var’’ gerekçesi ile doktor tavsiyesi olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmamalıdır.  

→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.   
Hekim görüşü olmadan destek tedavisi ya da kan sulandırıcı kullanmayın!   
Rutin kontrolleriniz için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.  

Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır.(29092025)  

Referanslar:  

  • 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice: Developed by the Task Force for cardiovascular disease prevention in clinical practice with representatives of the European Society of Cardiology and 12 medical societies With the special contribution of the European Association of Preventive Cardiology (EAPC). Rev Esp Cardiol (Engl Ed). 2022 May;75(5):429.