- Yanlış: Çarpıntı olduğunda hemen kalp krizi geçirdiğimi anlarım ama neyse ki öksürerek hastaneye kadar yetişebilirim.
- RDoğru: Kalp krizinin geniş bir şikayet spektrumu vardır, yani çarpıntı tek başına tanı koydurmaz ve maalesef öksürmek işe yaramaz.
Keşke öyle olsaydı. Maalesef çarpıntı, çok geniş bir tanı spektrumuna sahip olduğu gibi kalp krizlerinde olabilir de olmayabilir de.
Kalp krizinin en önemli ve sık şikayeti göğüs ağrısıdır.
Ama nasıl bir göğüs ağrısı?
- Göğüste baskı, sıkışma, yanma veya dolgunluk hissi şeklinde olup birkaç dakikadan uzun sürer. Yani saniye süren bıçak battı çıktı ağrıları genellikle kalp krizi değildir.
- Ağrı; sol kol, omuz, çene, boyun veya sırt bölgesine yayılabilir.
- Özellikle kalbin alt yüzünü tutan kalp krizlerinde tam mide üzerinde olabilir.
- Soğuk terleme, mide bulantısı veya kusma, baş dönmesi, sersemlik veya bayılma eşlik edebilir. Dikkat: Bakın çarpıntıyı en sık şikayetler arasında saymadım. Bazen eşlik edebilse de çarpıntıların çoğunun sebebi başkadır. Panik olarak çarpıntınızı daha fazla artırmayın.
‘’Benim bir yakınım bunlar yokken gitti hastaneye, kalp krizi dediler.’’
- Evet, özellikle şeker hastaları, ileri yaş ve kadın hatalarda bazen çok farklı ve ezber bozan şikayetler olabilir. Ama biz çoğunlukla olanları bilirsek birçok hayat kurtulabilir.
Peki krizi fark edersem öksüreyim mi?
- Öksürmek yerine siz veya yanınızda birisi varsa hemen 112’yi arasın.
- Sırtüstü yatırıp ayakları havaya kaldırmak bazı tip kalp krizlerinde kalbin yükünü artırarak zararlı olabilir. Eğer tansiyonu çok düşükse o zaman denenebilir.
- Öksürmek, kalp krizi tedavisinde etkili bir yöntem değildir.
- Ağıza sarımsak sür, günlük sarımsak yut, limon suyu iç git uyu diyerek kişiyi son uykusuna yollayacak şeylerle zaman kaybedilmemelidir.
Peki kalp krizi anında ne yapabiliriz?
İnanın sizin hastane dışında yapabilecekleriniz çok sınırlı.
- Kişi mutlaka sakin tutulmaya çalışılmalı ve oturtulmalı.
- Hemen 112’i aranarak ambulans çağırılmalıdır.
- Eğer hastanın bilinen kalp damar hastalığı var ve şikayetleri önceki gibiyse kan sulandırıcı verilebilir.
- En önemlisi de kalp durursa kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) dediğimiz kalp masajı ve solunum desteğine başlamalıyız. Bu açıdan yapılabilecek en önemli aktivasyon, CPR bilen eğitimli gönüllülerin ya da hekimlerin kullanabileceği kalp şok cihazlarının, özellikle kalabalık yerlerde (stadyum, konser, yoğun metro istasyonu vs) artırılmasıdır.
Günlük hayatımızda neyi değiştirirsek kalp damar hastalığı riskini azaltabiliriz?
Sağlıklı Diyet:
Kalp ve damar sağlığı açısından en iyi diyetler DASH (Hipertansiyon dostu beslenme yaklaşımı) ve Akdeniz diyetidir. İkisinin de benzer içeriği olup zeytinyağı, ana yağ kaynağıdır. Bol sebze, meyve, tam tahıl ve baklagil, haftada birkaç kez balık, az miktarda kırmızı et, kuruyemiş ve tohumlar ana bileşenleri oluştururlar.
Kalp ve damar sağlığı açısından en iyi yağlar; zeytinyağı, Omega-3 Yağ Asitleri (Balık Yağı), ceviz, badem, fındık yağları olarak sayılabilen bitkisel yağlardır. En zararlı olanlar ise; trans yağlar, margarinler (katı yağ) ve aşırı doymuş yağ içeren tereyağı ve iç yağlardır.
→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.
Kalp krizi anında gerçekleşenleri bilirsek, birçok hayat kurtulabilir.
Sağlıklı beslenerek kalp krizi riski azaltılabilir.
Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır. (29092025)
Hekiminiz tavsiye etmedikçe destek ürünleri ve kan sulandırıcı kullanmayın!
Yanlış: Hocam bana artık karada ölüm yok. Çünkü en pahalı vitamin kompleksini aldırdım yurtdışından. Bir de kan sulandırıcı kullanıyorum üstüne.
Doğru: Vitaminler ve diğer destek ürünlerinin rutin kullanımının kalp ve damar sağlığı açısından yararı yoktur. Ayrıca hekim görüşü olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmak yararlı değil hatta zararlıdır.
İnsanoğlu her zaman bir sihirli değnek dokunuşunu istemiştir. Bunun en belirgin örneklerinden birisi de maalesef ciddi harcamalar ile alınan destek ürünleridir. D vitamini, B vitamini, folik asit, omega-3, antioksidanlar başta olmak üzere hiçbir vitamin ve/veya destek ürünlerinin kalp ve damar hastalıklarını azalttığı klinik çalışmalarda tespit edilememiştir. Hatta yüksek dozlarda zararlı olabilmektedirler.
- Örneğin; D vitamini yüksek dozlarda böbrek taşı ve ritim bozukluklarına yol açabilir.
- Her köşe başında görüp duyduğunuz magnezyum; gereksiz dışarıdan takviye olarak alındığında ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, ölümcül ritim bozuklukları ya da solunum yetmezliği yapabilir.
- Vitamin ve diğer besinlerin emilimini bozan iltihabi barsak hastalıkları ya da barsak veya midenizin alındığı bir operasyon geçmişiniz vs olmadıkça ve de doktorunuz tavsiye etmedikçe dışarıdan destek maddeleri almayınız.
- Kan sulandırıcılar, kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreler üzerinden pıhtılaşmayı engelleyerek damarlarda pıhtı oluşumunu önler. Ama aynı zamanda kan sulandırıcı olduğundan mide, barsak, göz, beyin gibi organlarda kanamaya da sebep olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcıları, kalp ve damar hastalığı olanlar örneğin kalp krizi, felç, bacak ya da şah damarı tıkanıklığı gibi klinik durum geçmişi olan kişiler kullanmalıdır. Bunların olmadığı kişiler ‘’yaşım 40’ı geçti, tansiyonum var, şekerim var’’ gerekçesi ile doktor tavsiyesi olmadan rutin kan sulandırıcı kullanmamalıdır.
→ Yanlışı değil doğruyu bilelim.
Hekim görüşü olmadan destek tedavisi ya da kan sulandırıcı kullanmayın!
Rutin kontrolleriniz için hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.
Doğru Bilinen Yanlışlar- Kalp Sağlığı Projesi, toplumun bu alandaki sağlık bilincini artırmak ve farkındalık yaratmak için Kardiyolog Prof. Dr. Erdal Belen bilimsel danışmanlığında ve Ali Raif İlaç’ın koşulsuz katkıları ile hazırlanmıştır. (29092025)
Referanslar:
- 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention in clinical practice: Developed by the Task Force for cardiovascular disease prevention in clinical practice with representatives of the European Society of Cardiology and 12 medical societies With the special contribution of the European Association of Preventive Cardiology (EAPC). Rev Esp Cardiol (Engl Ed). 2022 May;75(5):429.
